FİLİSTİNİM
Her gün bomba yağmuruna tutulmuş bir Filistinim
Mazlum insanların vahşi katledildiği bir Filistinim
Ben şehitler diyarı bir Filistinim
Çocukların, bebeklerin, yetim ve öksüz kaldığı bir Filistinim
Toprağın ve vatanım için savaşan bir Filistinim
Uykumdan bomba sesleriyle uyanan bir Filistinim
Gecesi gündüz olmayan bir Filistinim
Kendi topraklarımda eziyet ve işkence gören bir Filistinim
Gazze’de Kudüs’te telaviv’de ve Ramallah‘ta huzuru olmayan bir Filistinim
israilliler tarafından ele geçirilmeye çalışılan bir Filistinim
Ben Filistinim herkesin bildiği kimsenin anlamayıp yaşamadığı bir Filistinim…
İlknur Turgut
Allah'ım! Beni Sana bırak, beni bana bırakma…”
“Allah'ım! Beni Sana bırak, beni bana bırakma!”
Bu ifade, kulun kendi acziyetini kabul ederek tamamen Allah’ın iradesine, merhametine ve korumasına sığınmasını anlatan tasavvufi derinliğe sahip yaygın bir dua ve münacattır.
Aynı zaman da, Hazreti Muhammed'in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahih hadis kaynaklarında yer alan meşhur bir duasıdır: “İlâhî! Beni Sana teslim eyle, nefsime teslim etme.”
Bu söz, insanın acizliğini ve Allah’a mutlak teslimiyet ihtiyacını anlatan bir yakarıştır. Bu sözü 3 vecihle tefsir edebiliriz:
1. Nefsin Tehlikesi
Burada “beni bana bırakma” cümlesinden maksat, insanın nefsine bırakıldığında sapabileceğini söylüyor. Nefis dediğimiz şey; bencillik, kibir, heves, aceleci arzulardır. İnsan kendi başına bırakılsa, hep en kolay ve geçici olanı seçer. O yüzden “beni nefsimle baş başa bırakma” diye dua ediyor.
2. Teslimiyet ve Tevekkül
“Beni Sana bırak” kısmı ise tam bir teslimiyettir. Yani: Ya Rabbi, planımı, gönlümü, yolumu Sana bırakıyorum, Sen neyi hayır görürsen o olsun. Bu, tevekkülün en samimi halidir. Kişi sorumluluğunu atmıyor, ama sonucu da zorlamıyor. “Benim görevim çabalamak, Senin işin netice vermektir” diyor.
3. Manevi Anlamı
Tasavvufta buna “fenafillah” yolunun başlangıcı denir. Kendi benliğinden geçip Allah’ın iradesine rıza göstermektir. Bu kulağa zor geliyor, çünkü ego bunu sevmez. Ama huzur da tam orada başlar. Çünkü insan her şeyi kontrol edemeyince yorulur. Kontrolü verince ise rahatlar ve gönül ferahlar. Zira; "Nefse ağır gelir gönle ferah gelen.”
Nurdanur Yiğit