Selamların en güzeliyle…
Kalpleri evirip çeviren, dilediğine hidayet kapıları açan, kullarına yolunu gösteren Allah’a hamd olsun. İnsanlığın en hayırlı rehberi, gençlerin en güzel örneği olan Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ehl-i beytine ve sahabe-i kirama salât ve selam olsun.
Değerli Okurlar!
Gençlik, insanın kendisine en çok soru sorduğu dönemlerden biridir. Ne olmak istediğinden önce kim olduğunu, neye inanacağını ve hangi değerlere tutunacağını anlamaya çalışır. Bugün bu arayış, geçmiş dönemlere göre daha karmaşık bir zeminde yaşanıyor. Bir yanda sınırsız özgürlük vaatleri, diğer yanda sürekli değişen kimlik tanımları; gençleri yalnızca tercih yapmaya değil, aynı zamanda kendilerini yeniden tarif etmeye zorluyor. Bu nedenle kimlik meselesi, yalnızca bir aidiyet arayışı değil; insanın inancı, yönü ve hayatla kurduğu bağın da merkezinde yer alıyor.
Bugün üniversite sıralarında, sosyal medya akışlarında ve gündelik sohbetlerde gençlerin zihnine pek çok soru taşınıyor. Deizmden ateizme, bireysellikten sınırsız özgürlük söylemlerine kadar birçok düşünce gençlerin karşısına çıkıyor. Asıl mesele, bu soruların varlığı değil; gençlerin bu sorularla çoğu zaman yalnız bırakılmasıdır. Belki de bu yüzden, rol modellerin ekranlardan seçildiği bir çağda Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gençlerle kurduğu ilişkiyi ve sahabenin örnekliğini yeniden hatırlamaya ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü gençlik, sadece korunacak bir dönem değil; doğru yönlendirildiğinde ümmetin en büyük imkânlarından biridir.
Temmuz ayı dosya konumuzu bu vesileyle “Gençlik, Kimlik ve İman” diye belirleyiverdik. Yazarlarımızın kalemleri bu konuya vurgu yaparken farklı farklı düşünceler karaladı sayfalarımızı.
Kimi “Her Şey’im Ama Kendim Değilim” dedi, kimi “Ailede Adab-ı Muaşeret Eğitimi” bahsetti.
Kimi “Usve-i Hasene” dedi, kimi “Fenomenlerin İzinden mi, Sahabenin Yolundan mı?” sorusuna cevap aradı.
Kimi “Affedin Gençler!” dedi, kimi “Hedonizm’in Kıskacında Çağdan İnsan”dan bahsetti.
Kimi “Şüpheden Yakîne: Deizm ve Ateizm İddialarına Kur’andan Cevaplar” dedi, kimi de “Şiir”e sığındı.
Kültür, edebiyat ve sanata dair birçok yazıdan tutun da el emeği göz nuru olan köşelerimize ve yöresel yemeklere dek farklı farklı tatların işlendiği dergimiz Nisanur, okuyucularımızla aramızda gönül köprüsü olmaya devam ediyor.
Varlıkları ve çalışmalarıyla farkındalık oluşturan tüm Nisanur sevdalılarını selamların en güzeliyle selamlıyoruz. Rabbimiz bizleri; hayasıyla güzelleşen, iffetiyle değer kazanan kullarından eylesin.
Duayla kalın, selamette olun.