Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…
Olumlu, doğru ve iyi davranışlar güzel ahlak olarak nitelendirilir. İnsanın çirkin, yanlış ve kötü davranışlardan uzak durması da aynı kapsamdadır. İslam dininin temel amacı da güzel ahlaklı ve erdemli insanlar yetiştirmektir. Doğruluk, dürüstlük, adalet, merhamet, sabır, cömertlik, tevazu, affedicilik gibi özellikler güzel ahlakın temel dinamikleridir. İslam’ın ilk emirleri arasında ahlaki prensipler vardır.
Güzel ahlak İslam ile kemale ermektedir. Yani sadece Müslüman olmakla güzel ahlak sahibi olunmaz. Ancak İslam’ın emrettiği yukarıda saydığımız prensiplerin huy olması ile bu mümkündür. İnsanların güzel ahlak sahibi olması dinimizin temel amacıdır. Bir Müslüman İslam’ın emir ve yasaklarına ne kadar uyarsa o nispette güzel ahlak sahibi olur.
İnsanı güzel ahlak sahibi yapan temel unsurlar Allah sevgisi, Allah korkusu ve sürekli murakabe altında olduğunu unutmamaktan geçer. Söylenen sözlerin, yapılan eylem ve davranışların hesabının ahirette sorulacağının bilinci ile hareket etmek insana oto kontrol kazandırır. Kur’an-ı Kerim’in birçok ayeti kerimesinde müminlerin vasıfları sayılırken ahlaki özelliklerin üzerinde defaatle durulmuştur. İslam ile şeref bulmuş insanların Kur’an ahlakı ile ahlaklanmaları amaçlanmıştır. Bu yüzden güzel ahlaka sahip olan insanların cennet ile mükafatlandırılacağı vurgusu yapılmıştır.
“Kıyamet günü, Müminin mizanında güzel ahlaktan daha ağır basan bir şey yoktur.” (Tirmizî, Birr 61)
Yaratılmışların en değerlisi ademoğludur. Onun bu değerini ve üstünlüğünü koruyabilmesi, Allah’ın emrettiği şekilde iman etmesi, yaratılış gayesini unutmaması, ibadetlerini yerine getirmesi, Allah’a karşı gelmekten sakınması gerekir. İnsanın fıtratına yerleştirilmiş olan hasletleri korumak, huy ve karakter haline getirilmelidir. Nitekim Peygamberimiz Hazreti Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) “Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim” (Muvatta, Husnü'l Halk, 8; Müsned, 2/381) diye buyurur.
Hazreti Resulullah‘a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) peygamberlik gelmeden önce de onda güzel hasretlerin olduğu bilinmektedir. Doğru ve güvenilirdi. Kavmi arasında el-Emin lakabıyla tanınırdı. Ama güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim diye buyurmaktadır. Yani ondaki özelliklerin İslam ile süslenmesi ve tamamlanması gerektiğinin vurgusu yapılmıştır.
İslam’ın asıl hedefi getirdiği ilkelerle insanları güzel ahlak sahibi yaparak insani ilişkilerin kemale ermesidir. İslam güzel ahlaktır, bu yüzden güzel ahlak insana birçok değerler katmaktadır. İnsanlar sözden ziyade davranışlardan daha çok etkilenir. İslami bir ahlaka sahip olanlar hem dünya hem de ahiret saadetine erişir.
İslam dini her alanda ve her anda güzel ahlaklı olmayı emreder. Sosyal bir varlık olan insan ancak toplum içinde bu davranışları sergiler. İnsanlarla iyi geçinmek, onların hak ve hukukuna dikkat etmek imanın bir gereğidir. Allah’a iman etmek O’nun istediği gibi davranmayı gerektirmektedir. Bazı ibadetler belirli vakitlerde farzdır. Ama güzel ahlak her daim farzdır. Ahlak İslam ile kemale erer. İslam’ın gelişi ile ahlak tam anlamını bulmuştur.
İslam dininin prensiplerinde ahlaksız olarak nitelendirilecek hiçbir şey yoktur. Ancak İslam’ı kabul eden insanlarda olan eksikliklerden dolayı bazı hatalar yapılabilmektedir. İşlenen hata ve kusurları da İslam’da aramak yanlıştır. İnsanda var olan kusurlar ve ahlaksızlıklar kişiyi bağlar. İslam’ın emirlerini alışkanlık haline getirmeyenler insani ilişkilerinde sorunlar yaşar. Bunu İslam‘dan bilmek çok büyük bir yanlıştır. Çünkü İslam kesinlikle güzel ahlaktır. Güzel ahlakı öğretmek için gönderilen Hazreti Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mükemmel bir ahlak örneği ortaya koymuştur. İslam ahlakını sözle anlatmak elbette mümkün değildir. Eylem ve davranışlarla bütünlük sağlanması gerekir ki etkili olsun. Dili ayrı, fiili ayrı olan kişiler İslam’a zarar verir, bu da büyük bir vebaldir.
Öfke seline kapılmak, kusur işleyeni bağışlamamak, sadece hesabına gelene adaletli davranmak, menfaatine göre doğruluğu ve dürüst olmayı seçmek İslam’ın öngörmediği amellerdir. Bunların zıddını yapmak büyük fazilettir. Şahsına karşı yapılan hata ve kusurlara sabretmek, insanların hatalarını hoş görmek üstün ahlaka sahip olanların yapacağı bir büyüklüktür. İslam’ın prensipleri doğru anlaşılmalı ve hayatın her alanına yerleştirilmelidir. İnsan-ı kâmil olmaya çalışan Müslümana elbette ahlakın en güzeli yakışır.
İslam ahlakıyla ahlaklanmak duası ile,
vesselam…
Arzu Demir