Selamların en güzeliyle…
Gücü ve kudretinin sınırı olmayan, her şeyi ayakta tutan ve varlıklarını devam ettiren El Kayyûm Allah’a hamd olsun. Hamdın ve şükrün yollarını, istikamet üzere yaşama örnekliğini bizi gösteren Peygamber Efendimize, ehl-i beytine ve seçkin sahabelerine salât ve selam olsun.
Değerli Okurlar!
Bir çocuğun dünyası, ona söylenenlerden çok, ona nasıl davranıldığıyla şekillenir. Bu yüzden eğitim, sadece bilgi vermek değil; bir hâli, bir bakışı ve bir yönelişi aktarmaktır. Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çocuklarla kurduğu ilişki, sevgi ile ciddiyetin, merhamet ile yönlendirmenin dengeli bir örneğini sunar. Ebeveynin sorumluluğu, çocuğun yalnızca ihtiyaçlarını karşılamakla sınırlı değildir; ona doğru bir istikamet kazandırmak, karakterini beslemek ve sağlam bir zemin sunmak da bu sorumluluğun bir parçasıdır. Bu noktada sevgi ile disiplin arasında kurulacak denge, eğitimin en belirleyici unsurlarından biri hâline gelir.
Bugün çocuklar yalnızca aile içinde değil, aynı zamanda dijital dünyanın içinde büyüyor. Ekranlar ve içerikler onların dikkatini, dilini ve hayal dünyasını şekillendirirken; kontrolsüz kullanım bağımlılık ve kopuş riskini de beraberinde getiriyor. Dinden ve değerlerden uzak bir büyüme süreci ise, çocuğun iç dünyasında fark edilmesi zor boşluklar oluşturabiliyor. Bu noktada çocuk eğitiminde masalın, oyunun ve nitelikli ilginin yeri yeniden düşünülmelidir. Çocuk eğitimi, ihmale gelmeyen bir emanet ve ertelenemeyecek bir sorumluluktur.
Haziran ayı dosya konumuzu bu vesileyle “Çocuk Eğitimi” diye belirleyiverdik. Yazarlarımızın kalemleri bu konuya vurgu yaparken farklı farklı düşünceler karaladı sayfalarımızı.
Kimi “Saadet İkliminde Çocuk Eğitimi” dedi, kimi “Sevgiyi Kontrol Eden Disiplindir” hakikatinden dem vurdu”.
Kimi “Dijital Çağda Aile Sözleşmesi” dedi, kimi “Çocuklarda Ekran Kontrolü Nasıl Olmalı”ye sorusuna cevap aradı.
Kimi “Eyvah Çocuğumuz Sorguluyor!” dedi, kimi “Çocuğun Anne Baba Üzerindeki Hakları”ndan bahsetti.
Kimi “Sanal Bilgelik Örtük Cehalet” dedi, kimi de “Şiir”e sığındı.
Bu gibi değerli başlıkların yanı sıra Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hadis Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Aynur Uraler hanımefendi ile yaptığımız değerli röportajı okurlarımıza sunuyoruz.
Kültür, edebiyat ve sanata dair birçok yazıdan tutun da el emeği göz nuru olan köşelerimize ve yöresel yemeklere dek farklı farklı tatların işlendiği dergimiz Nisanur, okuyucularımızla aramızda gönül köprüsü olmaya devam ediyor.
Varlıkları ve çalışmalarıyla farkındalık oluşturan tüm Nisanur sevdalılarını selamların en güzeliyle selamlıyoruz. Rabbimiz bizleri; hayasıyla güzelleşen, iffetiyle değer kazanan kullarından eylesin.
Duayla kalın, selamette olun.