Gazze’de Kök salmak,
Bir taşın gölgesinde bile
Yaşama umudu aramaktır
Çorak toprağa avuç dolusu dua serpmek,
Ve her şafağı yeni bir sabırla karşılamaktır.
Gazze’de Umut,
Bir çocuğun elindeki anahtar gibi,
Kilidi kırılmamış evlere duyulan özlem,
Nekbe’yi yaşarken bile
“burası benim yurdum” diyebilmektir.
Gazze’de direniş,
Dağların sırtında yankılanan
Bir halkın azmidir
Kırılmış dallardan yeniden filizlenir.
Ne diken ne zincir,
Ne de yıkılmış duvarlar,
İnanmış yiğitleri yerinden söküp atabilir
Gazze’de anne olmak,
Gözyaşıyla pişen ekmek kokusudur,
Evladına dair beslediği umutları
Cennete ertelemektir.
Kimi zaman sessiz bir dua,
Kimi zaman ateşten bir haykırış,
Ama hep yerinde, hep köklerinde can vermektir.
Rüzgâr esip çadırları savursa da,
Gece gökyüzü barutla dolsa da,
“Biz buradayız,
Gitmedik, gitmeyeceğiz.” Demektir.
Gazze’de Toprak,
Kanı ve sabrı aynı anda taşır.
Her adımda
Bir şehidin gölgesi,
Bir çocuğun gülüşü,
Bir annenin sabrı saklıdır.
Bir halkın kalbine mühürlenmiş
Sonsuz direniş şarkısıdır.
Zincirlerden daha sağlam,
Duvarlardan daha yüksek,
Sürgünlerden daha kalıcıdır.
Gazze’nin haykırışı,
Bir gün gökyüzü barışla açıldığında
O kökler,
O taşlar,
O sabırla yeşeren dallar
Halkına yeniden yurt olacaktır.
Çünkü Gazze demek,
Yalnızca direnmek değil,
Sevmek, umut etmek,
Ve yarınlara inatla tutunmaktır.
Zehra Özelçi