Konuştu henüz yirmili yaşlarında ama güngörmüş bir genç,
"Sade bi hayat arıyorum artık
Renklerden sade
Gürültülerden
Hatta insanlardan sade olanları.
Basit bir çiçek sevmek istiyorum
Penceremde sade bi vazo olsun
Sade bi çayın yanına sade bi kek istiyor canım
Sade bir yağmur sesi
Sade bi sabah sessizliği,
Yaşlanıyor muyum acaba henüz yirmilerimde
Yoksa, dedi ve sustu bir müddet,
Çoklar içinde mi kaldık çokça
Sadelik istiyor gözüm
En Güzel'in yaşadığı gibi renklerden sade
Konuşmada sade
Sevmede dahi sade ama en derin
Ama en temiz ve en güzelinden...
Basit değil ama sade ve latif
Hürriyetini eline almak gibi sade
Bir garip yolcu gibi
Sade.
ESRA KIZILÇINAR