Yüce dağ sandık meğer, bakınca uzaktan,
Bir sığınak aradık, kaçarken fırtınadan.
Boşuna yorduk kalbi, hep 'belki'ler uğruna,
Ne şifa buldu ruhlar, ne de sığındık dualara...
Geç kalmış bir uyanış, sönmüş bir kandil gibi,
Zamanın ellerinde kaybettik en güzel hali.
Yorulmuş yelkenlerle hangi limana varsak,
Denizler yabancı bize fırtınalar imtihan gibi.
Kırık bir testi misali, serildi umutlar yere,
Sitemim geçmişe değil, o masum hayallere.
Sustukça büyüdü ahlar, dağları aştı gitti,
Ömrüm kuru bir yaprak gibi kuruyup bitti.
MÜCAHİDE KAÇAR