İsmail Heniyye…
Duruşunda mustazaflığı okuduğum,
Gözlerinde Filistin’in her halini gördüğüm lider…
Nurlu siması, yorgun havası, ümmetinden umutsuz bakışları ile
Hep o acı suskunluğumu hatırlatır bana.
Gördüğüm tüm vahşetlere karşı
Yapabildiğim tek mücadelem olan o hissiz suskunluğumu…
Bir çare ararken gelen o hain pusu ile zihnim bana da bir şeyler hatırlatır.
Bu suskunluğumun bedelinin uzaktan görünen akıbetini yansıtır.
Tarih hep hatırlatacak ki İsmail Heniyye
Nurlu bir liderdi
Ve ümmeti dünyanın geldiği halini
Onun gözlerinden görebildi.
Kafiyesiz, Hissiz, fonsuz bir şiirdir sana hissettiğim.
İçimden nasıl geliyorsa öyle utandığım
Kalıplara koymadan, heceleri saymadan
Koca bir utançla yazdığım.
Artık yazmanın bile ar olduğunu sandığım.
Filistin’i yazmak, anmak, söylemek hissetmek
Şimdi tüm bunlar manasını yitirmiş gibi önümdeler
Tarih bundan sonra yazacak ki onlar
Asrın ruhunu İslam boyadılar.
Çağın sahabeleriydi işte onlar
Ebu Hamza, İsmail Heniyye, Yanya Sinwar
İşte Rasulün kardeşi, ahir zaman ashabı olanlar.
Bizlere kalansa dağlar kadar sert ve büyük utançlar
Gitmemenin, elinden tutmamanın, yarasını sarmamanın
Edebiyatını yapanlar
Kahrolsun sizleri vuranlar ve bizleri alıkoyanlar
Kahrolsun dağlar kadar nefislerimiz,
Rahatını terk edemeyen bedenlerimiz.
Kahrolsun haykırışlarımız, gözyaşlarımız
Tarih gösterecek ki İsmail Heniyye,
Şehit ve şahit olmaktan uzak ruhlara
Bir ümmetin resmidir
Yalnız diri haliyle
Rabia DURMAZER