Hayatta insanın kalbine en çok acı veren şey anlaşılmamaktır. Yalnızlık bazen kalabalıkların içinde bile gelir ve çoğu zaman anlaşılmamaktan doğar. İnsanı hayattan soğutan, sevincini gölgeleyen, mutluluğunu törpüleyen bu hissin temelinde iletişim eksikliği yatar.
Oysa iletişim sadece konuşmak değildir; gönülden gönle yol bulabilmektir. Eşler arasında sağlıklı bir iletişimin temeli de işte bu gönül bağını kurabilmektir. Çünkü sevgi iletişimle büyür, iletişimsizlikle tükenir. Bir evin huzuru kelimelerle inşa edilir, kelimelerle yıkılır.
Bu sebeple duygularımızı ve düşüncelerimizi güzel sözlerle ve uygun bir dille ifade etmek ahlaki bir sorumluluktur. Sözün nezaketle söylenmesi, tonunun incelik taşıması, beden dilinin uyumlu olması, karşı tarafa saygı göstermek ve onu varlığıyla kabul etmektir. Çünkü her söz aslında söyleyenin karakterini yansıtır.
Kur’an’ın dilinde “güzel söz” bir ahlaktır. Lokman Suresi 19. ayette “Sesini alçalt, kaba ve çirkin seslerden uzak dur” buyrulurken, Fussilet Suresi 34. ayette ise iletişimin temel ilkesi bize öğretilir: “İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel olanla sav.” Bu ayet bize şunu öğretir: İletişimde incelik ve sabır, kalpleri birbirine yaklaştıran bir rahmettir.
Kendini tanımayan iletişim kuramaz. Sağlıklı iletişim önce insanın kendisini tanımasıyla başlar. Kendi duygusunu bilmeyen, ihtiyacını ifade edemeyen, sınırlarını fark edemeyen kişi karşısındakiyle sağlıklı bir bağ kuramaz. Eşler, birbirlerini değiştirmek yerine anlamaya niyet ederse iletişim kolaylaşır. Kabul, iletişimin zeminidir; kırmadan konuşmak ise onun aile yapısına kattığı asalettir.
Beden dili kalbin dışa vuran yankısıdır. Araştırmalar gösteriyor ki mesajlarımızın yalnızca %7’si sözlerden, %38’i ses tonundan, %55’i beden dilinden oluşur. Demek ki konuşmanın gerçek gücü söylenenden çok, nasıl söylendiğindedir. Göz teması kurmak, yumuşak bir ton kullanmak, alay etmeden ve tehdit etmeden konuşmak merhametin dilidir.
“Sen Dili” yaralar, “Ben Dili” onarır. İletişimin en önemli ilkesi suçlamadan konuşmaktır. “Sen zaten hep böylesin” gibi cümleler kapıları kapatır. Oysa “Ben bu durumda kendimi değersiz hissediyorum” dediğimizde hem duygu ifade edilir hem de karşı taraf yargılanmadan iletişim yolu açık tutulur. “Ben dili” yakınlaştırır, “sen dili” uzaklaştırır.
Dinlemek iletişimin şerefidir. İletişimin en güçlü yönü aslında dinlemektir. Dinlemek sadece susmak değil, anlamak için gayret etmektir. Kur’an bu konuda bize yön verir:
“Sözü dinleyip en güzeline uyan kulları müjdele. Onlar sağlam duruşlu olanlardır.” (Zümer Suresi, 18. Ayet) Dinlemek merhamettir, erdemdir, insanı yüceltir. Çünkü ancak sağlam duruşlu olup iyi dinleyen insan güzel konuşmayı öğrenir.
Sonuç olarak, iletişim ahlakı eşlerin hayat yolculuğunda birbirlerine tutunmasını sağlayan ilahi bir ilkedir. İletişim varsa sevgi vardır, saygı vardır, merhamet vardır ve evlilikte huzur vardır. Dilini güzelleştirenin yuvası güzelleşir, niyetini arındıranın sözü bereketlenir.
Rabbimiz hepimize gönüllerimizi birleştiren, sözlerimizi bereketlendiren, kalplerimizde sevgi ve anlayış ihsan eden bir iletişim ahlakı nasip etsin.
Psk. Aile Dan. Asiye Türkan