Rahmetiyle yaratılmışları kuşatan Er Râhman olan Allah’a hamd, varlığı, yolu, yaşantısı merhamet olan Peygamberine, Peygamber Efendimize salât, güzide ashabına, ehl-i beytine ve Gazze’ye selam olsun.
Ayağı alçıda, sağlık anlamında musibet ile imtihanın eşiğinde Er Râhman esmasının yazdırılmasının hikmetlerini bildirmesini niyaz ederek başlıyorum. “Allah’ım çok yoruldum.” yakarışının sürece olan etkisini Rabbimle konuşmanın özlemini eklemeden de geçemeyeceğim. Son demlerde fikir dünyamı meşgul eden Rabbani davanın müntesiplerinin ahiret öncesi, daha burada iken bizim anlayamadığımız bir şekilde ücretlendirildikleri ve bunun kararlılıklarını etkilediği düşüncesiyle ortaya çıkacak tabloyu yazının ilerleyen satırlarında hep beraber bulabilme duasıyla devam ediyorum.
Ayırt etmeksizin tüm varlığa sayısız nimetler vererek koruyup gözetenden istiyorum tüm bunları. Hakkım olduğundan değil, merhametinden kaynaklı bu cüretim. Üstelik bir şeye rahmet etmesi için onun var olmasına gerek yoktur. Rahmetiyle tecelli ettiği yokluğu, varlığa dönüştürdü zira. Özetle ezelde tüm yaratılmışlar hakkında hayrı ve rahmeti irade edip onları varlık sahasına çıkaran devamında da başıboş bırakmamış olanadır güvenim. Var ettiklerinin yaşamlarının devamlılığı için gerekli olan her şeyi üzerine alarak onlara sürekli ihsanda bulunandır zira. Bütün varlığın iyiliğini isteyip onlara yardım etme arzusunu taşıyıp buna gücü yeten sonsuz bir rahmettir O’nunki.
Kur’an-ı Kerim’de rahmet kelimesi türevleriyle birlikte 339 yerde, Râhman kelimesi 57 yerde, Rahim kelimesi ise 115 yerde geçer. Yaratıcıya hürmet, yaratılanlara şefkat ve merhamet üzere inşa edilmiştir İslam binası. Bu binanın sahibi olan Allah (Celle Celaluhu) hakkında gerçek bilgiye sahip olunarak evrendeki var oluşumuzu doğru bir yere oturtabiliriz. Ancak bunu kendi başımıza yapamayız. Allah’ı (Celle Celaluhu) ve O’nunla ilişkimizi anlatan semavi kitaplar, bu ilişkinin temelinde O’nun Râhman ve Rahîm oluşunun olduğunu söyler. “O Allah ki, O’ndan başka ilah yoktur. Gaybı da müşahede edileni de bilendir. Râhman Rahîm olan O’dur.” (Haşr suresi, 22. Âyet)
Varlıkla ilişkinin ilk paydası rahmete dayanır. Rahmet, Allah’ın (Celle Celaluhu) hakiki mahiyetinin sonucu iken gazap yaratılmışların fiillerinin sonucunda ortaya çıkar. Asıl olan rahmet olduğundan gazabın önündedir. Yani rahmeti gazabını geçmiştir. İşte belki de bu nedenden Râhman, Allah’a (Celle Celaluhu) özel bir sıfat isim olup başka varlıklar için kullanılamaz. Kur’an’da Allah (Celle Celaluhu) esması yerine kullanılan tek esmadır Râhman. “De ki ister Allah diye dua edin ister Râhman diye dua edin; hangi isimle dua ederseniz edin, en güzel isimler O’nundur.” (İsra suresi, 110. Ayet)
Dünyada merhamet ve şefkat kelimeleri anneyi çağrıştırır. Yeri gelir çocuğu zarar görmesin diye kendini ateşe atabilecek potansiyele sahiptir anne. Çocuğunu ateşe atmak istemeyen bir annenin şefkatinden daha fazladır Er Râhman’ın şefkati. Mühlet vererek tövbeye zaman tanıması bunu gösterir. Bize yapılsa asla affetmeyip gücümüz yetiyorsa anında cezalandıracağımız yaşanmışlıklarımızı göz önünde bulundurursak bu durumun harikuladeliğini daha iyi anlarız zannımca. Peki, cehennemi bu merhametin neresine koyacağız?
Cehennem Allah’ın adil oluşunun sonucudur. “iyi olmak kolaydır, zor olan adil olmak.” sözlerinin sahibi Victor Hugo’nun kastettiği denge bu olsa gerek. Bu noktada sıkıntıları olan bireylere söylenmesi gereken şudur: Esas merhamet cehennem azabını hak edenlere gösterilmekle değil, bu noktaya gelmeden önce onlara yardım eli uzatmak için çırpınmakla olur. Onlar cehennem azabını hak etme noktasına yaptıkları haksızlıklarla ulaşmışlardır zira. Kâinattan bireye, zulmetmeyen rahmetin örnekleri nelerdir öyleyse?
Anne sütünün içeriği bebeğin gelişimine uygun olarak; ilk süt, geçiş sütü ve olgun süt şeklinde değişmektedir. Kolostrum, halk arasındaki deyimiyle ağız sütü gebeliğin sekizinci ayında oluşmaya başlayıp doğumdan beş gün sonrasına kadar üretilir. Sodyum, potasyum, magnezyum gibi çok sayıda mineral içeriğine karşın, düşük yağ oranı ve yüksek protein oranıyla enfeksiyonlara karşı koruyuculuğu yüksektir. İnternet üzerinden satışı yapılan anne sütü normal sütten 262 kat daha pahalıdır. 28,3 gramı dört dolardan satılmaktadır.
Kuşların yumurtlayarak üremesi uçmalarını kolaylaştıran bir etkendir. Farklı bir üreme şekline sahip olmaları onların uçamaması anlamına gelirdi. Yaşamı kolaylaştıran bu ve çok daha fazlası kendi kendine mi oldu?
Akıl, İslam, Kur’an, Peygamberlik, ilim, hikmet, iman, ahiret saadeti ve daha sayamayacağımız kadar nimet rahmetin manevi tecellileri iken rızıklar, eş, çocuk, akraba, yağmur, rüzgâr, deniz, insanın emrine verilenler ve çok daha fazlası da maddi rızıklara karşılık gelmektedir. Belki de bunlar arasında çok önemli bir yeri olan ebediyet âleminde karşılaşılacak durumların meydana gelmeden önce bildirilmesi en büyük lütuflardandır. Tüm bunları görüp Allah’ın (Celle Celaluhu) rahmetinden ümit kesmek sapkınlık olarak ifade edilmiştir. İnsanı içten öldüren bir durumdur yeis yani ümitsizlik. “Allah’ın rahmetinin eserlerine bir bak! Arzı ölümünün ardından nasıl diriltiyor?” (Rum suresi 50. Âyet)
Her türlü açlık, fakirlik ve acziyet insanı Râhman’a ulaştırır. Bu yolculukta sonsuz bir sevgi, merhamet, bağışlanma ve yardım kuşatıcı ihtiyaçlardandır. Rahmeti ve ikramı fark eden birey, kulluk divanına şükürle uzanır. Sergilediği Müslümanca hayatına değil Allah’ın (Celle Celaluhu) rahmetine güvenir. Müslümanın merhameti tüm canlıları içine alır. İşte bu minvalde kul, kayırmaksızın herkese merhamet eder. Günah, sahibini Allah’tan (Celle Celaluhu) uzaklaştırır ve bu durumdaki insan merhamete belki de daha layık olandır. O farkında olmasa da simasının güzelliği, sesinin inceliği, organlarının konumu rahmetin dokunuşlarını gösterir. Yaradılışı itibariyle insan Râhman ismini gösterir.
İçimizdeki merhamet yüreğimize rahmeti işleyen bir nakkaşın habercisidir. Râhman, kalbi yumuşaklık ve inceliği barındırır. Er Râhman merhameti emrederken menfaati ön plana çıkaran insanoğlu bu duygusunu öldürür. Peygamber Efendimiz’in (Sallalahu Aleyhi ve Sellem) “Güçsüzlere merhamet edene, Râhman olan Allah da merhamet eder.” buyruğu ancak dirilere ulaşır, ölüler buna tepki veremez. Er Râhman yeryüzünde merhameti canlı tutmak ister oysa.
“O vakit Allah’tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın. Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi. Şu hâlde onları affet; bağışlanmaları için dua et, iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah kendisine dayanıp güvenenleri sever.” (Âl-i İmran Suresi, 159.Âyet)
Hastalık, acizlik ve benzeri durumların varlığının merhametle ilişkisi nedir peki? Bunların hiç olmaması merhamete daha uygun değil midir? Hastalık yüzü görmeyenin bağışıklığı güçlenemeyeceği gibi, kendisine verilenler ara ara elinden alınmazsa sahip olduğunu zanneden birey de mutlu olmayı başaramaz. Şer bütünüyle ortadan kaldırılırsa sonucunda ortaya çıkacak hayır da ortadan kaldırılmış olur zira. Tüm bu anlatılanların derinliği üzerinde düşünmeyi size bırakarak Er Râhman olan ilahıma yöneliyorum:
“Ya Râhman, ismini zikredince dâhi içimde açan çiçekler için sana şükürler olsun! Bana yeryüzünde biçtiğin rol “Râhman’ın kulu” olsun. Denedim, şahidim ki, Senin dışındaki hiçbir denklem doyurmuyor beni. Şu telaşlı ruhumu vuslatınla yatıştır. Senin has kulların olan Gazze’ye yardım ettiğin aşikâr. Aksi takdirde bu kadar özgür olamayacaklarını da bilirim. Ancak Ya Erhamerrahimin bu çaresizlik zilleti yaralamakta ümmetin bazı fertlerini. Bize yardım et, ismi azamın hürmetine Gazze’ye bizim de anlayacağımız şekilde yardımını gönder. Doğrusu Rabbim, Senden gelecek her hayra muhtacım.” (Âmin.)
Gülfer EKMEN