Selamların en güzeliyle…
İnsanları birbirine karşı hak ve sorumluluklarla bağlı kılan, komşuya iyiliği ve merhameti emreden Rabbimize hamd olsun. İnsan ilişkilerinde hakkı, nezaketi ve merhameti esas alan Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ehl-i beytine ve güzide sahabelerine salât ve selam olsun.
Değerli Okurlar!
Bir komşunun üzerimizdeki hakkı, kapımızı çaldığı gün başlamaz. Belki adını bile bilmediğimiz, hayatına hiç şahit olmadığımız insanların bize karşı haklarının bulunması, komşuluğu sıradan bir tanışıklığın ötesine taşır. Kimi zaman bir hastanın hâlini sormak, ihtiyaç sahibine el uzatmak, kimi zaman da başkasının huzurunu bozmamak ve mahremiyetini gözetmek bu hakkın gereğidir. Ne var ki bugün aynı apartmanda yaşadığımız insanların sevinçlerine de sıkıntılarına da yabancı kalabiliyoruz. Günlük hayatın telaşı içinde komşuluğu birkaç nezaket cümlesine sığdırırken, aslında birbirimize karşı taşıdığımız sorumlulukları da unutabiliyoruz.
Mahallelerden sitelere uzanan değişim, yaşadığımız mekânlarla birlikte ilişkilerimizi de dönüştürdü. Ancak komşuluk kültürünü yaşatmak, geçmişin mahalle hayatını özlemekten daha fazlasını gerektiriyor. Yaşam şartlarımız değişse de birbirimize karşı sorumluluklarımız devam ediyor. Üstelik bu değerlerin gelecek nesillere aktarılması da günlük hayatımızdaki davranışlarımıza bağlı. Çocuklarımız, komşunun hakkını gözetmeyi, paylaşmayı ve yardımlaşmayı en çok bizden öğreniyor. Bazen bir ziyaret, bazen uzatılan bir yardım eli, bazen de rahatsızlık vermemek için gösterilen küçük bir hassasiyet, komşuluk hukukunu yaşatmanın bir yolu olabiliyor. İslam'ın önemle üzerinde durduğu komşu hakkını yeniden hayatımızın bir parçası hâline getirmek hem ailelerimiz hem de toplumumuz için kıymetli bir başlangıç olacaktır.
Kasım ayı dosya konumuzu bu vesileyle “KOMŞULUK” diye belirleyiverdik. Yazarlarımızın kalemleri bu konuya vurgu yaparken farklı farklı düşünceler karaladı sayfalarımızı.
Kimi “Duvarlar Yakın, Hayatlar Mahrem” dedi, kimi “Dirilişin Geyve Gülleri”nden bahsetti.
Kimi “Kapısı Çalınmayan Evler!” dedi, kimi “İslam Ahlakında Komşuluk Kültürü ve Anne Babanın Rol Model Oluşu”nu anlattı.
Kimi “Çocuklara Tesettür Şuurunu Nasıl Verelim?” dedi, kimi “Son Kalemiz: Tesettürümüz” hakikatinden dem vurdu.
Kimi “Aynı Apartmanda, Farklı Dünyalarda” dedi, kimi “Zayıflayan Bağımız: Komşuluk”u anlattı, kimi de “Şiir”e sığındı.
Kültür, edebiyat ve sanata dair birçok yazıdan tutun da el emeği göz nuru olan köşelerimize ve yöresel yemeklere dek farklı farklı tatların işlendiği dergimiz Nisanur, okuyucularımızla aramızda gönül köprüsü olmaya devam ediyor.
Varlıkları ve çalışmalarıyla farkındalık oluşturan tüm Nisanur sevdalılarını selamların en güzeliyle selamlıyoruz. Rabbimiz bizleri; hayasıyla güzelleşen, iffetiyle değer kazanan kullarından eylesin.
Duayla kalın, selamette olun.