Selamların en güzeliyle…
Hamd, hamde müstahak Âlemlerin Rabbi olan Allah’a, salat ve selam da mahlukatın en hayırlısı olan Efendimiz Muhammed Mustafa’ya (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ehl-i beytine ve seçkin sahabelerine olsun.
Değerli Okurlar!
Diriliş dediğimiz hakikat, çoğu zaman tam da en ağır imtihanların içinde filizlenir. Bazen yaşanan acılar, bazen ümmetin karşı karşıya kaldığı dağınıklık, bizleri yeniden düşünmeye, kendimizi toparlamaya ve özümüze daha sağlam bir şekilde yönelmeye çağırır. Filistin ve Kudüs’te yaşananlar, yalnızca acıların hatırlatıcısı değil; aynı zamanda ümmetin ortak sorumluluklarını, dayanışma bilincini ve adalet arayışını yeniden gündeme taşıyan bir çağrıdır. Tarih, zorluklar karşısında dirilen bir ümmetin örnekleriyle doluyken, bugün de aynı imkânlar ve aynı değerler önümüzde durmaktadır.
Bu dirilişin merkezinde, alimlerin rehberliği, gençlerin ufku ve toplumun her kesiminin üstlendiği katkı yer alır. Modern dünyanın meydan okumaları büyük görünse de imkânları da bir o kadar geniştir. Mesele, çağın imkanlarını vahyin rehberliğiyle yeniden okuyabilmek, birlik ruhunu diri tutmak ve her bireyin kendi sorumluluğunu hakkıyla yerine getirmesidir. Zira gerçek diriliş, dış şartların değişmesinden önce, kalplerin ve niyetlerin Rabbine yönelmesiyle başlar. Bugünün Müslümanı için diriliş hem geçmişin tecrübelerinden beslenen hem de geleceğe umut ve cesaretle yürüyen bir bilinç inşasıdır. Bu bilinç inşa olduğunda, ümmet yeniden ışık saçan bir şahitlik makamına kavuşacak ve insanlığa rahmet olma misyonunu hakkıyla taşıyacaktır.
Aralık ayı dosya konumuzu bu vesileyle “Diriliş Çağrısı” diye belirleyiverdik. Yazarlarımızın kalemleri bu konuya vurgu yaparken farklı farklı düşünceler karaladı sayfalarımızı.
Kimi “Nârın da Hoş, Nûrun da!” dedi, kimi “Çocuk Eğitiminde Babanın Rolü”nü anlattı.
Kimi “Sözden Kalbe Bir Yol Vardır” dedi, kimi “Ümmetin Dirilişinde Kadının Rolü”nden söz etti.
Kimi “Modern Dünyada Diriliş: İmkanlar ve Engeller”den bahsetti, kimi “Hayat; İman ve Cihattır” hakikatinden dem vurdu.
Kimi “Ah Şu İnsan ve Ahir Zaman” dedi, kimi “Ömre Bahar Üç Aylar”ı anlattı, kimi de “Şiir”e sığındı.
Kültür, edebiyat ve sanata dair birçok yazılardan tutun da el emeği göz nuru olan köşelerimize ve yöresel yemeklere dek farklı farklı tatların işlendiği dergimiz Nisanur, okuyucularımızla aramızda gönül köprüsü olmaya devam ediyor.
Varlıkları ve çalışmalarıyla farkındalık oluşturan tüm Nisanur sevdalılarını selamların en güzeliyle selamlıyoruz. Rabbimiz bizleri; hayasıyla güzelleşen, iffetiyle değer kazanan kullarından eylesin.
Duayla kalın, selamette olun.