Selamların en güzeliyle…
El-Kebir olup büyüklük ve yüceliğiyle eşsiz olan Rabbimize hamdu sena ederiz. Bu ayda dünyaya teşrifiyle bize örnek ve önder olan Peygamber Efendimize, ehl-i beytine ve seçkin sahabelerine salât ve selam olsun.
Değerli Okurlar!
Helal yaşam, yalnızca neyin yenilip içildiğiyle sınırlı bir mesele değil; insanın kazancıyla, harcamasıyla ve kalbiyle kurduğu ilişkinin bütününü içine alan bir hassasiyettir. Kazancın helal oluşu, sadece bir şart değil; aynı zamanda bir huzur vesilesidir. “İnsanın yediği en güzel şey, kendi kazancından olandır.” buyruğu, emeğin değerini hatırlatırken; malın insana yük mü yoksa imkân mı olacağını da belirler. Tüketimin hızlandığı, ihtiyaç ile arzu arasındaki sınırın belirsizleştiği bir zamanda kanaat ahlâkı, insanı dengeye çağıran bir ölçü olarak karşımıza çıkar. Çünkü mesele, ne kadarına sahip olduğumuzdan çok, sahip olduklarımızla nasıl bir ilişki kurduğumuzdur.
Mal ile imtihan, insanın en çok farkında olmadan zorlandığı alanlardan biridir. “Her ümmetin bir imtihanı vardır…” hadisi, bu yükün ağırlığını hatırlatırken; Tekasür Suresi’nde geçen nimetlerden sorguya çekilme vurgusu, sahip olmanın aynı zamanda bir sorumluluk olduğunu bildirir. Bu çerçevede faiz meselesi, İslam’da finans anlayışının sınırlarını belirlerken; minimalizm ve zühd, insanın eşya ile kurduğu bağı yeniden düşünmesine imkân tanır. Helal yaşam, sadece kaçınılması gerekenlerle değil; bilinçli tercihlerin, ölçülü bir hayatın ve sorumluluk duygusunun birlikte inşa ettiği bir yol olarak anlam kazanır.
Mayıs ayı dosya konumuzu bu vesileyle “Helal Yaşam” diye belirleyiverdik. Yazarlarımızın kalemleri bu konuya vurgu yaparken farklı farklı düşünceler karaladı sayfalarımızı.
Kimi “En Hayırlı Kazanç: Alın Teri” dedi, kimi “Gıda mı Kimya Laboratuvarı mı?” hakikatinden dem vurdu”.
Kimi “Faizden Uzak Alışverişler” dedi, kimi “Minimalizm ve Zühd Anlayışı”na değindi.
Kimi “Gıda mı Kimya Laboratuvarı mı?” dedi, kimi “Tüketim Çağında Kanaatkâr Olmak”tan bahsetti.
Kimi “O Gün Nimetlerden Sorulacaksınız!” dedi, kimi “Hüzünle Derinleşen İnsan”ı anlattı, kimi de “Şiir”e sığındı.
Kültür, edebiyat ve sanata dair birçok yazıdan tutun da el emeği göz nuru olan köşelerimize ve yöresel yemeklere dek farklı farklı tatların işlendiği dergimiz Nisanur, okuyucularımızla aramızda gönül köprüsü olmaya devam ediyor.
Varlıkları ve çalışmalarıyla farkındalık oluşturan tüm Nisanur sevdalılarını selamların en güzeliyle selamlıyoruz. Rabbimiz bizleri; hayasıyla güzelleşen, iffetiyle değer kazanan kullarından eylesin.
Duayla kalın, selamette olun.