Ben Filistinli doktor Âla!
Dokuz kez doğdum Aksa’nın kucağında,
Dokuz kez öldüm zalimin kurşunuyla
Ve dokuz kez gömüldüm soğuk toprağa!
Dokuz küçük kalp vardı düne kadar avuçlarımda…
Dokuz umut, dokuz ışık, dokuz hayal, dokuz ses…
Her biri bir kurşunla kesilmiş dokuz nefes!
Dokuz gülün kokusuydu dolduran evimi, yüreğimi...
Karanlıkları aydınlatan dokuz kandilim vardı…
Ardından sabahların sustuğu karanlık bir gece…
Bir patlama, bir alev ve bir hiçlik!
O gece, dokuz adım duydum sadece…
Ayak seslerini ama, vedanın adımlarını…
Dokuz kez titredi ana yüreğim…
Dokuz yerinden yıkıldı hayallerim…
Dokuz dağın yükü bindi omzuma…
Dokuz anne yerine yaş döktü gözlerim…
Dokuz ömre yetecek yas tuttu yüreğim…
Ben Filistinli doktor Âla!
Saymadım, nice kanlı yaraları sardı ellerim…
Ama evlatlarıma derman olamadım, neyleyim!
Dokuz yerinden kırıldı yavrularımın kanadı
Dokuz kez yanıp küle döndü ciğerim
Ve dokuz kez anneliğim ellerimde kanadı!
Affedin kuzularım, anneniz sizi koruyamadı…
Kırık oyuncaklarınız kaldı enkaz altında
Bir de yıldız gibi parıldayan, masum gözleriniz…
Dokuz odalı yüreğim tarumar oldu…
Oysa düne kadar her biri bir gülüşle doluydu…
İsminizi tanıyan duvarlar yıkıldı, enkaz oldu
O duvarlar ki bir cennet bahçesine şahitlik ediyordu…
Ben Filistinli doktor Âla!
Kanı durdurmayı, yara sarmayı iyi bilirim…
Lakin bu acıya nasıl dayanacağını bilmez ana yüreğim…
Yakarışlarım taşlara çarpıyor şimdi…
Her sabah isminizi fısıldarım rüzgârlara…
Filistin’in kuşları duyar, gökyüzü ağlar benimle…
Âdem, Meryem, Yusuf, Zeyneb, Halid, Rami, Nur, Selma…
Ve en küçüğüm Leyla…
Sütün göğsümde kaldı, ninniler dilimin ucunda, kundağın avucumda…
Sen ise kefene sarılmış, kara toprağın kucağında…
Dokuz kere büyüttüm ben sizi, susuz, ekmeksiz
Ama imanla, cesaretle ve sevdayla!
Her biriniz bir umuttunuz
Her biriniz bir ayettiniz annelik kitabımda!
Han Yunus’ta dokuz güneş gömdüm ellerimle toprağa!
Ben Filistinli doktor Âla!
Dokuz kez doğdum Aksa’nın kucağında,
Dokuz kez öldüm zalimin kurşunuyla
Ve dokuz kez gömüldüm soğuk toprağa!
Ama ben dokuz kez dirilmeyi de bilirim!
Şahid olsun Han Yunus ve tüm dünya,
Ben Filistin toprağına kök salmış bir duayım…
Dokuz şehid annesi imanı sarsılmaz bir kaleyim
Yeter ki ümmet uyansın, yeter ki ümmet dirilsin
Yine doğururum şehid olacak bebekler, zulümle savaşacak yiğitler
Gazze için, Filistin için ve özgür Kudüs için!
Müzeyyen Durmaz