Nisanur Dergisi Nisanur Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
Nisanur Dergisi Nisanur Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 158. Sayı
    • 159. Sayı
    • 160. Sayı
    • 161. sayı
    • 162.sayı
    • 163.sayı
  • Konular
    • Röportaj
    • Gezi Yazısı
    • Öykü | Deneme
    • Portre
    • Kitap | Film
    • Haber
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • Ekonomi
    • Aile
    • Sizden Gelenler
    • Haberler
    • Esmaul Husna
    • Öykü - Şiir
    • Makale
    • Şiir
  • İletişim
  • Yazarlar
    • Zeliha Elter
    • Ecz. Zeynep Yüksel Gülsever
    • Rabia Durmazer
    • Sena Aslan
    • Rabia Er
    • Esra Kızılçınar
    • Gülfer Ekmen
    • Rabia Durmazer

Yol mu Yolcu mu?

Mine Turhan Mine Turhan
12.05.2026
170. Sayı

Paylaş

Icon

"Çağımıza belki de en çok yakışan kavram yenilik kavramıdır."

Bismillah...

Çağımıza belki de en çok yakışan kavram yenilik kavramıdır. Değişim, farklılık, yenilik, özgünlük gibi kavramlar hızla akıp giden zamanda ayak uydurulmaya çalışılan ve olağan bir hâl alan durumlardır.

Teknoloji, düşünce, kültür ve yaşam tarzları seri bir hızla değişiyor. Bu büyük yenilik akımı karşısında insanın önünde iki temel tutum beliriyor: Akıntıya kapılmak ya da akıntıya yön vermeye çalışmak. Bu tercih yalnızca bireysel bir karakter meselesi değil; aynı zamanda toplumların kaderini, medeniyetlerin istikametini belirleyen derin bir duruştur. Öyle ki tarih akıntıya kapılanlar ya da ona yön verenler tarafından yazılmıştır.

Akıntıya kapılanlar gerçekleşen yeniliği hesapsız bir şekilde kabul edenlerdir. Genellikle çoğunluğun tutumlarını benimseyen bir kitle olarak göze gelirler. Yeni olanın doğru, yaygın olanın gerekli olduğu varsayımıyla hareket ederler. Bu tutum, ilk bakışta caziptir. Çünkü kişi genellikle, düşünerek vakit ve enerji sarf etmek istemez. Yanı sıra akıntıya kapılmak kişiyi risk almaktan ve yalnız kalma ihtimalinden kurtarır. Çoğunluğun izlediği yol, güvenli bir liman gibi görünür.

Esasen bu bir konfor alanıdır. Kişi kendine bu şekilde bir alan belirler ancak bu konforun bedeli vardır. Akıntıya kapılan birey, zamanla özne olmaktan çıkar, nesne hâline gelir. Tercih eden değil maruz kalan olur. Yenilikler onu ileri taşırken, kendi değerlerini ve anlam dünyasını geride bırakabilir. Bu durum, kişinin silik bir kimlikle yaşamını sürdürmesine; toplumsal ölçekte ise taklitçi ve bağımlılığı tetikler.

Akıntıya yön verenler ise yeniliğe körü körüne karşı çıkanlar değildir. Aksine, yeniliği anlayarak, süzerek ve gerektiğinde dönüştürerek benimseme işidir. Bu duruşa sahip birey, eleştirel düşünceye, ahlaki pusulaya ve uzun vadeli bakışa açık bir bireydir.

Bu yolu seçmek istiyorsanız genellikle yalnız kalacağınızı bilmelisiniz. Dirençle karşılaşıp hata yapabilir, bazen başarısız olabilirsiniz. Fakat tam da bu çaba, insanı tarih sahnesinde görünür kılar. Bu yolu seçen kişi bilmeli ki medeniyetleri ileri taşıyanlar, mevcut akışa teslim olanlar değil; o akışın yönünü değiştirmeye cesaret edenlerdir.

Burada üçüncü bir nokta var ki onu görmezden gelmek olmaz. Bu önemli detayı es geçmemek lazım: Her yeniliğe karşı durmak, gelişimi reddetmek anlamına gelir ve bu da başka bir tür pasifliğe yol açar. Aynı şekilde her yeniliği sorgusuz kabul etmek de savrulma göstergesidir. Püf nokta, bu iki uç arasında denge kurabilmektir.

Bazen akıntıya kapılmak öğrenme sürecinin bir parçasıdır; bazen de durup yön vermek bir sorumluluktur. Bu noktada güzel olansa, bu tercihi bilinçle yapabilmektir. İnsan, hangi durumda aktığını, hangi durumda yön verdiğini fark edebildiği ölçüde özgürdür. Bir kitlenin ya da bireyin yönlendirmesiyle değil de kendi iradesiyle yaptığı tercihler kişiyi geliştirir, ilerlemesini veya ders almasını sağlar.

Bireyi ele veren ve hayata nasıl baktığını gösteren, yenilik akımı karşısında verdiği karardır. Her şartta ve durumda akıntıya kapılan yol alır; akıntıya yön veren ise yol olur. İlki var olan düzenin içinde ilerler, diğeri yeni bir istikamet açar.

Her birey ve her toplum için bu soru yeniden ve yeniden sorulmalıdır. Çünkü çağ değişir, akıntı değişir; fakat insanın bu akıntı karşısındaki duruşu, onun kim olduğunu ve neye hizmet ettiğini açıkça ortaya koyar. Siz bu noktada yol musunuz yolcu mu?

Mine Turhan

 

 

 

Paylaş

Son Eklenenler

12.05.2026 170. Sayı

Sahabe Hayatlarından Psikoloji Dünyamıza 1 "ÇATIŞMALARDA ÖLÇ

Bismillahirrahmanirrahim...[...]
12.05.2026 170. Sayı

Sahabe Hayatlarından Psikoloji Dünyamıza 1 "ÇATIŞMALARDA ÖLÇ

Bismillahirrahmanirrahim...[...]
12.05.2026 170. Sayı

Gazze Üzerinden Evliliğe Bir Bakış

"Sabır, azim, teslimiyet ve bu mükemmel vasıfların listesi uzar da uzar."[...]
Nisanur Dergisi

Aile, kültür, yaşam dergisi Nisanur zengin içeriği ve hanımlardan oluşan yazar kadrosuyla her ay Nur Çocuk dergisi hediyesiyle okurlarıyla buluşuyor.

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • İletişim
  • Yazarlar
  • Nur Çocuk
Konular
  • Röportaj
  • Sizden Gelenler
  • Haberler
  • Öykü - Şiir
  • Makale
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N1 N2 Blok, No: 6/103 Bağcılar/İstanbul
  • 0212 562 60 06
  • nisanur@nisanurdergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS