Selamların en güzeliyle…
Kalpleri evirip çeviren, güveni de korkuyu da dilediği gibi imtihan kılan, kullarını bazen kaygıyla bazen sükûnetle terbiye eden âlemlerin Rabbi yüce Allah’a hamd olsun. Salat ve selam da mahlukatın en hayırlısı olan Efendimiz Muhammed Mustafa’ya (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ehl-i beytine ve seçkin sahabelerine olsun.
Değerli Okurlar!
Güven, insanın hem Rabbiyle hem de insanlarla kurduğu ilişkinin temelidir. Ailede, toplumda ve iç dünyamızda kurulan her bağ, önce güvenle anlam kazanır. Kur’an’ın Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar diye andığı kimlik, yalnızca bir aidiyeti değil; kalpte yer eden bir teslimiyeti, hayata yön veren bir sadakati ifade eder. Ne var ki modern insan, her şeyi kontrol etme arzusuyla yaşarken, kaygıyı azaltmak isterken huzursuzluğu çoğaltır. Kontrol ihtiyacı arttıkça güven zayıflar; güven zayıfladıkça kalp yorulur, ilişkiler kırılganlaşır. Güvenin zedelendiği her yerde insanlar birbirine karşı daha temkinli davranır, daha tedirgin bir hâle sürüklenir.
Ailede kırılan güven anları, çocukların kalbinde açılan küçük çatlaklar, insanın kendine olan inancını da zedeler. İnsan tam da bu kırılma anlarında, dayanağının nerede olduğunu yeniden sorgular. Çünkü teslimiyet edilgen bir bekleyiş değil, bilinçli bir yöneliştir. Güven, pasiflik değil sorumlulukla birlikte yürüyen bir sükûnettir. Gerçek sükûnet, kontrol etmekte değil güvenmekte ve teslim olmakta saklıdır.
Şubat ayı dosya konumuzu bu vesileyle “Güven ve Teslimiyet” diye belirleyiverdik. Yazarlarımızın kalemleri bu konuya vurgu yaparken farklı farklı düşünceler karaladı sayfalarımızı.
Kimi “Kadın ve Erkeği Eşitleyen Kimlik: Kul Olmak” dedi, kimi “Teslimiyet Eylemsizlik Değildir” hakikatinden dem vurdu”.
Kimi “Çocuğun Ruhuna Ramazan’ı Nakşetmek” dedi, kimi “Bireyde Kontrol İhtiyacı ve Kaygı”ya değindi.
Kimi “Özgüven ve Teslimiyet Farkı”ndan bahsetti, kimi “Ailede ve Toplumda Güven Duygusu Nasıl İnşa Edilir?” sorusuna cevap aradı.
Kimi “Hız Çağında İnsan, Teknoloji ve Kulluk” dedi, kimi şehadetinin sene-i devriyesinde “Malcolm X”i ele aldı, kimi de “Şiir”e sığındı.
Kültür, edebiyat ve sanata dair birçok yazıdan tutun da el emeği göz nuru olan köşelerimize ve yöresel yemeklere dek farklı farklı tatların işlendiği dergimiz Nisanur, okuyucularımızla aramızda gönül köprüsü olmaya devam ediyor.
Varlıkları ve çalışmalarıyla farkındalık oluşturan tüm Nisanur sevdalılarını selamların en güzeliyle selamlıyoruz. Rabbimiz bizleri; hayasıyla güzelleşen, iffetiyle değer kazanan kullarından eylesin.
Duayla kalın, selamette olun.