Cihad, kadına farz değildir. Fakat cihad, mücahitlikte meydanlarda kılıç sallamaktan ibaret değildir. Bir cihad söz konusuysa eğer, en büyük etkenin ve neferin kadın olduğunun bilincinde olunmalıdır.
Bunu, kadının temel yapı taşı olan üç cihadından bahsederek aktaralım:
Birinci Cihad: Nefis ile Cihad
Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Tebük Seferi dönüşünde ashabına “Küçük cihad bitti, sıra büyük cihadda!” buyurmuştur. Ashab-ı Kiram, kılıçlarındaki kan henüz soğumamışken şaşkın bir vaziyette, “Büyük cihad nedir ya Resûlallah?” diye sormuşlardır. Allah Resulü “Nefis ile yapılan cihaddır.” buyurmuştur. (Beyhaki, ez-Zühd, Beyrut, 1996, 1/165)
Kadının nefsi ile cihadı da İslam’ın nişanesi olan tesettürüdür. Allah (Celle Celaluhu), örtünmeyi Nur Suresi 31. ayeti kerimeyle farz kılmıştır:
“Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görünen hariç. Baş örtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar.” (Nur Suresi, 31. Ayet)
Kişinin nefsine ağır gelen şeylerin en büyüğü, en meşakkatlisi belki de güzelliğini gizlemesidir. Çünkü her insanın fıtratında beğenilme arzusu vardır. Bu istek, ancak nefis tezkiyesi ve terbiyesi ile giderilebilir. Kâinatın Efendisi buyuruyor: “Hakiki mücahid, nefsi ile mücadele eden kimsedir.” (Zadü’l-mead, 2/38) Tesettür, nefis cihadındandır.
İkinci Cihad: İlim ile Cihad
Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Mü’min, kılıcı ve dili ile cihad eder.” (Müsned, III, 456) Dilin cihadı ilimle, emr-i bi'l ma’rûf nehy-i ani'l münker (iyiliği emretme, kötülükten sakındırma) ile mümkündür.
Üstad Bediüzzaman bizlere ilmin cihadı hakkında şöyle nasihatte bulunuyor:
“İlim öğreniniz! Çünkü onun öğrenilmesi, Allah’a karşı haşyettir, talebi ibadettir, müzakeresi tesbihtir, ondan bahsetmek ise cihaddır.”
Değerli bacılarım! Sizler ümmetin öğretmenlerisiniz. İlim öğrenip, eşe, dosta, komşuya, arkadaşa ve en önemlisi de yeni nesillere anlatıp cihad etmelisiniz. İlim yolundaki cihadda Rabbimizin bizleri yalnız bırakmadığını Ankebut Suresi 69. ayeti kerimede görebiliyoruz. Şanı Yüce olan buyuruyor ki:
“Bizim uğrumuzda cihad edenler var ya, biz onları mutlaka yollarımıza ileteceğiz. Şüphesiz Allah, mutlaka iyilik yapanlarla beraberdir.” (Ankebut Suresi, 69. Ayet)
Üçüncü Cihad: Annelik Vazifesi
Kadının en kutsal görevi olan annelik vazifesi de bir cihaddır. Kadın, ümmetin annesi ve ümmetin ıslahı için bir öğretmendir. Allah’ın rızasına uygun hayırlı bir evlat yetiştirmek, kadının en büyük cihadlarından biridir ve öyle bir cihaddır ki, bu; ölüm sonrası amel defterinin kapanmamasına vesile olur.
Bizler bu cehdi;
- Hazreti Hacer’in oğlu Hazreti İsmail’e (Aleyhisselam) bir yudum su bulabilmek için Safa ile Merve arasındaki cehdinden...
- Hazreti Asiye’nin Firavun gibi bir zalimin karşısında tek olan Allah’a olan inancından...
- Hazreti Peygamber’in eşi Hazreti Hatice (Radiyallahu Anha) gibi maddî ve manevî olarak Peygamber'e desteğinden...
Ve biz bu cehdi; Gazzeli annelerin cihad meydanlarına mücahid bir evlat yetiştirip, şehadet haberini aldığı an “Elhamdülillah!” diyebilmesinde görebiliyoruz.
Ve Efendimizin mübarek dili ile layık olan annelere verilen müjde: “Cennet, annelerin ayakları altındadır.” (Nesâî, Cihad, 6)
Cihad Bilinciyle Yaşamak
Kıymetli okurlar! Günümüzde yaptığımız eylemlerin çoğu, bilincinde olursak ibadet hükmündedir. Ancak bizler bu eylemlere ibadet gözüyle ve bilinciyle bakmadığımız için göz ardı edip normalleştirmekteyiz. Örneğin; ilim için çıktığımız bir yolu bıkkınlık ve usanç olarak görmek, annelik vasfını körelterek, kadının en asli görevlerini onu aşağılayıcı bir objeymiş gibi göstermek ahir zamanın vebası olmuş durumdadır.
Bizler bunların her birine cihad gözüyle ve bilinciyle bakmalıyız.
Kaleme aldıklarım, önce kendi nefsime, sonra kendi nefsim üzerinden tüm ümmet-i Muhammed’in hanımlarınadır.
Nefsimizi rızayı ilahiye uygun şekilde ıslah edip, ilmimizle amil olmak, neslimizi bizleri mücahidelerden kılacak birer mücahid yetiştirmek asıl gayemiz olmalı. Kadınları metalaştıran kesimlerin içi boş sözlerine kulak kabartmamalı, daima Allah’ın adını yüceltenlerden olmalıyız.
Son olarak, cihad önderi Hasan el-Benna’nın bizlere hitap eden şu nasihatlerini tekrar hatırlayalım:
“Hanım kardeşlerim, kızlarım! Ümmeti ıslah etmenin birinci yolu aileyi ıslah etmekten geçer. Çünkü dünyanın öğretmeni kadındır. O, sağ eliyle beşiği sallarken, sol eliyle dünyayı sallıyor.”
Es-selamu aleykum.
Hicran KARADUMAN