Rümeysa DemirYaşamYazarlar

Tatile hazırlık

Bismillah.

“Öyleyse bir işten sonra diğerine koyul.” (İnşirah /7)

Tatil başladı. Bu, bazıları için pek bir anlam ifade etmese de yıl içersinde çokça çalışıp yorulan kimseler için tatil, büyük bir önem ve özlemdir. Tatil, kimisi için eve tıkılıp yatarak geçirme, kimisi için gezme/eğlenme/dinlenme planları kurma vaktidir. Sıcakların başlaması ve tatil kafası insana pek bir şey yapma isteği vermese de, Müslüman genç tatili de İslami çalışmalarında alan değişikliği olarak görmelidir.

Yıl içerisinde tempolu bir okuma ve çalışma geçirdiyse, bunu esneterek yapmayı sürdürmesi ve ara vermemesi pek önemlidir. Genele yayılan tatil anlayışı yanlıştır. Zamanı öldürmek değil, değerlendirmek gerekir.

Öncelikle yaza özel, aylara özel okuma programları oluşturulmalı. Herkes kendi eksiğinin çizelgesini çıkartabilir ve buna yönelik çalışma başlatabilir. İnsanlara tatilde ulaşmamız; onlarla ilgilenmemiz zor olsa da kendimizi geliştirmeye ve okumaya ağırlık verebiliriz.

Tatilde insan, kafasını boşaltmak ve dinginleşmek ister. Bu, ya okumayla ya da farklı el işleri aktivitesiyle gerçekleştirilebilir.

Gençler tatilde büyük bir boşluğa girmiş gibi hisseder ve kendisini toparlayana; o rehaveti atana kadar tatil bitmiş, maraton başlamış olur. Bunun önüne geçmek için yaza özel programlar düzenlemelidir.

Kimisi de vardır ki; yazdan önce ‘şunu okuyacağım, bunları yapacağım’ diye planlar kurar ama yapamaz. Bunun nedeni ya ailenin tatili değerlendirme gibi bir amacı yoktur ve onu yapacaklarından alıkoyar ya da evde kendisine yoldaş bulamaz. Bunun için ailemizle birlikte yapabileceğimiz birkaç saatlik programlar ayarlayabiliriz. Bu ailece tefsir veya risale ya da içeriği zengin dergilerden günlük okuma şeklinde olabilir. Hem aile fertlerini sıkmadan hem de onları da geliştirecek bir program oluşturulmuş olacaktır.

Yazın eve dönen öğrenci kardeşler ise kardeşlerinden veya komşu /akraba çocuklarından Kur’an bilmeyenleri toplayıp, onlara Kur’an öğretmeyi kendisine yaz tatili ödevi olarak görmelidir! ‘Zaten tatile geldim uğraşamam’ ya da ‘yıl boyu uğraştım’ gibi olmayacak cümlelerden kaçınmalıdır.

Yazın çocuklarla uğraşmayı veya onların Kur’an sevincini paylaşmayı, kendisine terapi olarak görmeli ve bundan sıkılmamalıdır.

“Müslüman genç” deyince, sadece okuyan onun dışında başka bir işle meşgul olmayan kişiler canlanmasın gözümüzde. Annesinin yükünü yüklenen, gerektiğinde mutfakta ve evde maharetli olan bireyler olmalıdır. Bazen karşılaştığımız insanlarda görebiliyoruz; çok kültürlü, bilgili lakin annesi evdeki uyuşukluğundan, dağınıklığından ya da evin işlerini umursamamasından dert yanıyor.

Evet, “Müslüman genç” kavramı, sadece okumayı kapsamıyor. Aynı zamanda işten ve yorulmaktan kaçmayan, bahane üretmeyen bireyler olması gerekiyor.

Kendi düğmesini dahi dikmeyi beceremeyen bir Müslümandan, mücahide olması beklenmesi biraz abes olacaktır.

Çok verimli, dolu dolu, yeni yerler keşfedecek ve boş durmayacak bir tatil diliyorum hepimize. Hayırlı tatilleriniz olsun…

Rumeysa Demir | Nisanur Dergisi | 80. Sayı | Temmuz 2018

Yorum yap