HayvanlarMünevver AktaşSağlıkYazarlar

İbn-i Sina tıbbı: Sülük tedavisi

Yaratılışları itibariyle, modern kan alma tekniklerinden daha üstün biçimde kan alabilen, hatta hastaya anestezi işlemi uygulayan sülükler, insanı hayrete düşüren bir özelliktedir. Sülük tedavisi hakkında ilk bilgiler, milattan önceki dönemlere kadar dayanmaktadır. Tıbbın piri olarak tanınan İbn-i Sina, eserlerinde sülükle tedaviye büyük yer ayırmıştır.

Sülükle tedavi anlamına gelen “Hirudoterapi”, antik çağlardan beri hekimler tarafından tedavi aracı olarak kullanılmıştır. Sülük tedavisi ile ilgili ilk kaynaklar M.Ö. 15. yüzyılda yaşamış Babilli hekimlere kadar gitmektedir. Yine M.Ö. 3. yüzyılda Mısır hekimlerinin vazgeçilmez tedavi yöntemleri arasında yer aldığı bilinmektedir. Ayrıca M.Ö. 2. yüzyılda Ege kıyılarında yaşamış olan hekim Nikandros, M.S. 1. yüzyılda Yunan hekim Pliniy ve M.S. 2. yüzyılda yaşamış olan Galen, sülük tedavisi uygulamışlardır. İbn-i Sina’nın kitaplarında da sülük tedavisi yerini almıştır.

Günümüzde Sülük Tedavisi

Günümüzde sülük tedavisi biyolojik etkileri açısından “benzeri olmayan” bir tedavi yöntemi olarak nitelendirilmektedir. Almanya’da 300′ü aşkın Hirudoterapi Kliniği vardır. Sadece Avrupa yılda 100 milyon sülük kullanmaktadır. Amerika’da sülük tedavisi uygulayan hekimlerin kurduğu derneğin 1000′den fazla üyesi vardır ve 2004′ de Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi (FDA) sülük tedavisini akredite etmiş ve Avrupa’daki gibi eczanelerde satılmasına izin vermiştir.

Sülüğün Yapısındaki Muhteşem Sistem

Sülük, 3 jilet keskinliğindeki çenesiyle sorunlu bölgeye damar yoluyla girerek yarım saat kadar oradan kan emer. Ancak bunu yaparken bölgeyi uyuşturmayı da ihmal etmemektedir. Normal şartlarda damara açılan delikten akan kan, 2-3 dakika içerisinde pıhtılaşma ile kapanmaktadır. Hâlbuki sülüğün sorunlu bölgedeki kanını emmeye devam etmesi gerekmektedir.

Sülük bunu yapabilmek için kana, uyuşturucu madde ile birlikte ‘birudun’ isminde pıhtılaşma önleyici bir madde salgılar. Gerekli kanı aldığında sülük iyice şişmiş olarak deriden kendiliğinden ayrılacaktır. Bu yüzden fazla kan emer korkusuyla telaş yapmaya gerek yoktur. Emdiği bu kan sülük için 6 ay kendisini tok tutacak gıda anlamına gelir. Bu da bu hayvan hakkında insanı hayrete düşürecek bambaşka bir özelliktir. Zira yaşadığı ortam itibariyle sülüğün beslenmesini sağlayacak hiçbir gıda yoktur.

Vücudu kendine 6 ay yetecek gıdayı alsın diye kanı emdikten sonra 10 kata kadar büyüyebilir. Kan emme işlemi bitince sülüğün vücudunda önce kandaki ayrıştırılarak cep hücrelerde depolanır. Kanın çözülmemesi ve sülüğün vücudundan çabuk ayrılmaması için bağırsaklarında özel bakteriler bulunur. 6 ayın sonunda emecek kan bulamazsa, kendi vücut dokularını parçalayarak bir süre daha yaşamını sürdürebilir.

Sülük tedavisinin etkin bir şekilde kullanıldığı hastalıklar aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  •  Bazı göz hastalıkları
  • Varis ve venöz damar sorunları
  • Romatoidartrit ve diğer romatizmal hastalıklar
  •  Artroz ve eklem kireçlenmeleri
  • Migren ve gerilim baş ağrıları
  •  Baş dönmesi, kulak çınlamaları ve meniere sendromu
  •  Her türlü kas ağrıları, fibromyaljiler, huzursuz bacak sendromu
  •  Boyun fıtığı, bel fıtığı, tendinit- tenosivonit- bursit iltihap ve ağrıları
  • Dejeneratif sinir sistemi hastalıkları ve felçler (MS, ALS, PARKİNSON gibi…)
  • Egzama, ürtiker, kronik deri hastalıkları, sedef hastalığı ve akneler
  •  Kronik hepatit ve karaciğer hastalıkları
  •  Depresyon ve fobiler
  •  Tüm bağışıklık sistemi hastalıkları ve kronik yorgunluk sendromu

Sülük tedavisi, vücuttaki kel alanlara uygulandığı zaman bu noktadaki kan sirkülasyonunu artırır ve besin alımına yardım eder. Saç foliküllerini güçlendirir, bu suretle saç uzamasına katkı sağlar.

Kelliğe fungal enfeksiyonlar sebep olur. Sülük salgısında da mantar enfeksiyonlarıyla savaşmayı sağlayan antibakteriyel bileşikler bulunur.

Eklem İltihabı Tedavisi

Sülüğün yaklaşık 600 türü bulunur. Bunlardan yalnızca 15 türü tıbbi sülüktür ve eklem iltihapları ya da diğer hastalıklarda kullanılır.

Eklem iltihabı tedavisinin; sülüğün doğal anestetik salgılamasına dayanan, sivrisinek ısırığına benzeyen bir deneyim bırakan basit ve doğal bir yöntemi vardır. Sülük, enfeksiyonlu kanı uzaklaştırır, aynı zamanda salgıdaki bileşik ve enzimler eklemlerdeki iltihabı ve ağrıyı azaltır.

Tıbbi sülükler, kendileri vücuttan otomatikten ayrılmadan önce yaklaşık 1 saat kadar hastada yapışık kalır. Salgı boyunca hastalar rahatladıklarını hissederler. Sonrasında da tedavi bölgesi temizlenir ve kapatılır.

Diyabet Tedavisi

Daha önce bahsi geçen hirudinin kan sulandırıcı özelliği de olduğundan, sülük salgısı diyabet tedavisine de katkı sağlar.

Kulak ve Duyma Problemlerinin Tedavisi

Sülük tedavisi, en yaygın üç kulak probleminin iyileşmesine yardım eder; ani işitme kaybı, kulak uğultusu ve orta kulak iltihabı. Ani işitme kaybına iç kulakta “labirent” adı verilen yapının enfeksiyon kapması sebep olabilirken, kulak uğultusuna dolaşım bozuklukları, kullanılan ilaçlar ve yine enfeksiyon kapması sebep olabilir. Sülük salgısındaki antibakteriyel enzimler, işte bu bakterileri öldürerek işitme problemlerinin tedavisine yardımcı olurlar. Bu antibakteriyel ajanlar ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirerek ileri enfeksiyonlarla mücadele ederler.

Göz Hastalıklarının Tedavisi

Glokom, göz içi basıncının artmasıdır. Göze kan akış oranını azaltmak için sülüklerin kullanılması, vitrözhümorde madde üretimini azaltır ve göz basıncını düşürür.

Koryoretinit (koroid ve retinanın birlikte iltihaplanması) gibi iltihap hastalıklarının iyileşmesine de katkı sağlar.

Diş Eti Hastalıklarının Tedavisi

Sülükler diş etindeki kan akışını da artıracağından, buradaki toksinlerin boşalmasına ve buranın besin alımının artmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca antikoagülasyon ajanları da diş etlerindeki pıhtı parçacıklarını parçalar. Diğer faydalı bileşikler, antienflamatuvar ajanlar da şişlikleri ve iltihapları azaltır.

Migren Tedavisi

Kalpte oluşturulan küçük kan pıhtılarının beyne gitmesi ve buradaki kan akışını bozmasının, baş ağrısı, bulantı, fotofobi gibi tipik migren semptomlarına sebep olduğuna dair bir teori vardır. Bildiğimiz üzere, sülüklerde hirudin dediğimiz antikoagülant bir madde bulunur. Bu antikoagülant madde kanı sulandırır, kan daha kolay ve hızlı akar. Bu da pıhtıların bozulmasına neden olacağından migrene iyi gelir.

Sülük tedavisinde dikkat edilecek hususlar

  1. Hepatit türü bulaşıcı hastalıklara yakalanma ihtimaline karşı, doğada yetişmiş sülükler değil, laboratuvar ortamında yetiştirilen ve Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı yerlerde uygulanan tıbbi sülükler kullanılmalıdır.
  2. Yine hastalık kapma riskine karşı, kullanılacak olan sülük daha önce kullanılmış olmamalı ve sadece tek seferlik kullanılmalıdır.
  3. Hamile ve çocuk emziren hanımlar, sülük tedavisinden bu müddet zarfında faydalanamazlar. Ağır diyaliz hastaları da sülükle tedavi edilemeyecek hastalar sınıfındadır. Ayrıca 15 yaşından küçük çocuklarda da sülük tedavisi önerilmez.

Münevver Aktaş | Nisanur Dergisi | 79. Sayı | Haziran 2018

Yorum yap