EditörYazarlar

Editör – Eylül 2018

Bismillah…

İnsanı yaratıp hayat sahnesine muhterem olarak indiren ve en âli rolü ona biçen yüce Allah’a hamd-u senalar; şerefli nebisi Muhammed Mustafa Efendimiz’e salât-u selamlar olsun…

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi; kulluğun şanını alnında nur, ruhunda sürur ve yaşamında en büyük onur olarak taşıyan kimselerin üzerine olsun…

Mübarek Kurban Bayramı’nı ve koca bir yaz ayını ardımızda bırakıp sonbaharın ilk demlerine ulaştık elhamdülillah. Serinlik, bedenen olduğu kadar manen de istediğimiz; ihtiyacımız olan bir lütuf olarak önümüzdeki günlerden itibaren hayatımızda yer edinecek inşallah. Sıcaklardan, nemden bunalan bedenlerimizin, serin bir meltemin rayihasıyla kendine geldiği; rahatladığı gibi gönül dünyamızı dağdağalardan, hararetten arındıracak bir soluğa ziyadesiyle muhtacız. İşte bu noktada devreye giren ‘kulluk bilinci’miz; nabzımızı kontrol altına alacak, haris duygularımızın önünü alacak ve bir bahar esintisi misali ‘diriliş’ kodlayacaktır ruhumuza.

Bu bilincin etkin bir biçimde oluşması ve onu gereğince kullanabilmek adına, kişinin; hem öz benliğine hem çevresine hem de rabbine ‘saygı ve hürmet’ çerçevesinde yaklaşması elzemdir. Bizler de bu ay, dosyamızı bu minvalde şekillendirdik ki:

“Rabbimizin bizden istediği kulluğun, kendisine gerçek manada ‘teslimiyet’ olup, adı anıldığı vakit kalpleri titreten bir saygı; emir ve yasakları söz konusu olduğu yerde saygıyla boynunu büken bir hürmet anlamına geldiğinin… Saygının; kulluğu, teslimiyeti, samimiyeti, hürmetle eğilmeyi beraberinde getirdiğinin… Her şeyde olduğu gibi, bu duygunun yerleşmesi ve uygulanmasının da ailede kazanıldığının… Ailede eşler birbirine, kendi büyüklerine ve de çocuklarına karşı bunun ölçüsünü bilip ona göre davranmayı adet ve de alışkanlık haline getirirlerse; geleceğin yetişkinleri/ebeveynleri olan çocuklarının da ona göre davranacaklarının… Yüce Rabbimiz kadının itibarını, gerek erkek karşısında gerekse toplumsal hayatta korumak için ona güç verdiğinin ve kadının bu gücü sayesinde kendisini erkek karşında basitleşmekten, önemsizleşmekten koruduğunun… Ayrıca kendisine insanlık ailesi içinde saygınlık kazandıran ‘izzet ve şeref tahtını ve annelik tacını’ o gücüyle muhafaza ettiğinin” altını çizdik.

Başyazımızda, öğrencilerimiz ve ebeveynlerinin yeni eğitim dönemine; okul dersleri ya da işin maddi boyutu ile ilgili birçok endişeyi taşıyarak girdiklerine dikkat çekilerek: “Elbette bunlar bir yere kadar uygun endişelerdir. Ancak biz en çok çocukların ve gençlerin manevi âlemleri, zihin yapıları ve uhrevi istikballerini önemsiyoruz.” deniliyor.

Evet, kıymetli okurlar! Eylül sayımızla sizlerleyiz ve yine dopdolu bir dergi hazırladık. Sizler için saadeti dareyn vesilesi olması, maddi ve manevi gelişiminize katkı sunması niyazımızdır. Dualarınıza talipler olarak; sağlık, esenlik ve hayırlar diliyor, sizleri derginizle baş başa bırakıyoruz…

Editör | Nisanur Dergisi | 82. Sayı | Eylül 2018

Yorum yap